S.T.A.L.K.E.R.: Clear Sky
Clear Sky çogumuzun uzun zamandir bekledigi bir oyundu, tamam belki çok uzun zaman degil ama göreceli olarak uzun. Iki sebebi vardi S.T.A.L.K.E.R.’in ikinci bir oyununu istememizin, birisi kendine has bir dünyaya sahip olan oyunun tadini biraz daha alabilmek ve radyasyondan kosarak kaçmaya devam etmekti. Digeri ise oyunun altinda yatan potansiyelinin iyice ortaya çikartilmasini ve oyunun yapimci firmasina daha stabil ve tutarli bir S.T.A.L.K.E.R. yapmalari için bir firsat daha vermekti. GSC Game World elbette bizleri kiramadi ve S.T.A.L.K.E.R.: Clear Sky adinda seriye ikinci bir oyun çikartti. Oyunun temel yaklasimi ve konsepti en az ilkinde oldugu kadar orijinal ve ilgi çekici ama bir türlü aradigimiz istedigimiz oyun olamamis. Bastan uyarimi yapayim, S.T.A.L.K.E.R.’i sevdiyseniz ve devamini (aslen öncesini) oynamayi çok istiyorsaniz bekleyin, sabredin birkaç yama çiksin, çünkü bu hali gerçekten oyundan sogutabilir sizi. Gülü seven dikenine katlanir derler ama bu gülün dikenleri gülden aldiginiz kokuyu nahos yapabiliyor ve hatta daha da kötüsü oyunu oynanilmaz kilabiliyor.
Ilk oyunu oynamadiysaniz utanin kendinizden. PC dünyasinin en genis ve özgür dünyali oyununu kaçirdiniz demektir. S.T.A.L.K.E.R. hiçbir FPS’de karsilasamayacaginiz özgürlügü ve detayi alabildigine genis bir oyun dünyasinda sunan bir oyun çünkü. Oyunda karsilasilan derinlik hissi, gerçeklik, atmosfer ve oyuna karanlik, kasvetli bir hava katan detaylar göz aliciydi, beklenmedik anomaliler ve mutantlar, sizin gibi artifact pesinde kosan diger Stalker’lar ve parali askerler oynanilan dünyayi tehlikeli ve kimi zamanlarda korkutucu yapma konusunda son derece basariliydi. Özetle, gani miktarda hata ve bug’a ragmen birçok oyuncuyu etkileyen ve kendine hayran biraktirmayi basaran garip bir karisimdi. Clear Sky ise daha fazlasini sunmak için yaratilmis bir oyun. Önceki oyunda olmayan yeni ögeler katilmis ve fazla sayida yeni içerik eklenmis ancak oyunun vurgusunu ve odagini degistiren bazi degisiklikler ilk oyunun fanlari tarafindan pek hos karsilanmayabilir.
Ön inceleme yazisinda hikaye bazinda Clear Sky’in neler tasiyacagindan bahsetmistim, zevkinizi bozmamak için burada hikaye hakkinda bir seyler söylemek istemiyorum çünkü oyun içerisindeki bazi dügümler, konular ve seçenekleri kendiniz tadarsaniz bir anlami olur. Genel konu örgüsünde ilk oyunun basladigi zaman diliminin bir yil öncesinde basliyoruz, oyuncu karakterimiz güçlü bir anomali yüzünden bilincini yitirmis ve bayilmis halde basliyor oyuna, kendimize geldigimizde bir batakligin ortasinda bir çiftlikte buluyoruz kendimizi, görünüse göre Clear Sky adiyla bilinen bir grup bilim adami tarafindan kurtarilmisiz. Bu noktadan itibaren bize çarpan o anomalinin gizemini çözmek üzere yola koyuluyoruz. Görevimiz sadece bu degil, S.T.A.L.K.E.R.: Clear Sky’in en büyük yeniligi oyuna yeni bir soluk katan gruplar. “Faction” adiyla anilan bu gruplar birbiri ile savas halin


de veya isbirligi içinde olabiliyor, onlardan gelen görevleri yaparak hem güvenlerini kazanip rütbe yükseltiyor, hem de bol bol para, ödül ve ekipman elde ediyorsunuz. Cordon gibi tanidik yerlerden geçip ilk oyundan bazi karakterleri görebiliyoruz ama bir çok bölge, yer ve karakter oyuna yeni getirilmis içerikten geliyor. Ana hikaye ve görevler dogrusal bir sekilde ilerliyor ancak geri kalan içerigi kafaniza göre gezip tozarak kesfedebiliyorsunuz istediginiz zaman, gruplarin verdigi yan görevlerin bazilari da buna dahil.
Hikaye, kalite ve derinlik olarak mükemmel degil evet, ama en azindan Zone içerisinde atildiginiz maceralar için saglam bir iskelet olusturmaya ve uygun baglam saglamaya yetiyor. Seslendirme ise ana karakterlerde ruhu vermiyor, basarisiz olmus Ingilizce seslendirme, ki zaten tüm sesler çevrilmedigi için arkaplanda konusan, sarki söyleyenler Rusça geliyor, bu benim açimdan hiç sorun degil hatta Çernobil’de geçen bir oyun için gayet mantikli ama bir yerde de anlasilsa daha güzel bir atmosfer olusabilir diye düsünüyorum. Seslendirme de çok bir ruh yok diyebilirim ama zaten karakterlerin kendisi çok derin ve renkli sahislar degiller, o ortamda olmalari da beklenemez. Oyunun ve karakterlerin ve dünyanin genel atmosferi zaten Tarkovsky üstadin saheseri Stalker’i izleyenler için hiç yabanci gelmeyecektir. Zone’un sakinleri biraz kisilik yoksunu da olsalar çevrede bol miktarda bulunuyor kisilik ve detay. Hatta detay konusunda bu kadar genis bir dünyayi böyle güzelce doldurmus olmalari oyun tasarimcilari için büyük bir basari. Bu arada Clear Sky ile Stalker’a (film olana yani) hos da bir gönderme yapilmis. Filmde ilk yari siyah beyazken ikinci yari renkli oluyordu. Ilk oyun Shadows of Chernobyl’de karsimizda oldukça renksiz, neredeyse gri ve tonlarindan olusan, bos, izbe ve gergin bir dünya vardi. Clear Sky’da ise ikinci patlama henüz gerçeklesmedigi için daha renkli, agaçlarin daha canli oldugu, daha uygar yerlesim yerlerinin, yapilarin, fabrika ve evlerin oldugu, gökyüzünün bile daha mavi oldugu bir dünya var. Oyunun görsel görünümü sasirtacak derecede güzel. Çayirlarda duran ufak kamp ateslerinden dev endüstriyel tesislere çesit ve zenginlik çok fazla, insan böyle olunca gerçekten de oyunun bir “dünyasi” oldugunu hissediyor, ardi ardina yerlestirilmis bölümler yerine. Hayallerimizin kirildigi bir iki yer var maalesef ara sira çikan, mesela gayet alçak ve düz egimli gözüken bazi yamaçlara çikamiyorsunuz, oyuna ait bölgeleri ayiran dikenli tellerden de geçemiyorsunuz ne yaparsaniz yapin, bu gibi zorunlu hudutlar daha göze batmayacak sekilde yerlestirilebilirdi.
Oyun dünyasi açik, genis ve düz dedik ama yekpare bir kisim da degil elbette, dünya belli basli bölümlere ayrilmis oldugu için birinden birine geçerken az da olsa bir yükleme ekrani bekletiyor sizi. Neyse ki bulundugunuz bölge içerisinde sizi bir noktadan bir baskasina aninda tasiyacak rehberler mevcut. Tabii komsu bölgelere daha kolay ulasmanizi saglayacak rehberler de olsaydi hos olurdu. Çünkü oyunda yaya kat edilen yolun hadde hesabi yok. Bu mesele, oyunda ugruna sarf edilen eforun karsiligini verdigi ve gerekliligi süphe edilen yönlerden bir tanesi. Bazi oyuncular gerçeklik adina bu huysuz dünyada yürümeyi, gezmeyi ve onlarca yeri kesfetmeyi sevecektir ama bazilari bunu koca bir zaman kaybi olarak görecektir çünkü heyecani ve eglencesi, getirisi olmayan bir vakit olarak görecekler harcadiklari vakti.
Zone’da dolasmaniz ve rahatlikla kesif yapabilmeniz için size yardimci olacak bir PDA’miz var ilk oyundaki gibi ama bu sefer daha fazla bilgi sagliyor bize. Mini harita üzerinde ana ve yan görevlerinizin nerede oldugunu görebilir, toplanabilecek nesnelerin yiginlarini, kasalari ve Zone’un diger sakinlerini, ister düsman ister dost isterse ölü olsunlar seçebilirsiniz. Harita üzerinde genel bir tarama yaparak nerde ne var tespit edebilirsiniz ve seyahatlerinizi böylece planlayabilirsiniz.
"Çernobil aksamlari bir baska oluyor..."
Clear Sky’in Zone’u bir kismi karsilikli mücadele eden bir kismi da birlikte geçinebilen gruplar tarafindan bölge bölge parsellenmis durumda, siz yardim edip katilsaniz da katilmasaniz da oyun arkada sürekli devam ediyor, mücadele hiç bitmiyor. Gruplarin dostlugunu kazanarak onlar için görev yaptikça bir yerden sonra onlar da size yardim etmeye basliyorlar. Öncelikle tabii sizin biraz yardim etmeniz gerekiyor. Görevde olan bir grup askere cephane yardimi yapmak, devriye gezen grup üyelerinin basina bela olmus köpekleri öldürmek hatta tam tesekküllü harekatlara katilmak elinizde. Grup savaslari gerçekten oyuna farkli ve güzel bir renk katmis, hatta ilk baslarda heyecanina kapilip bir gruba kendinizi adayinca bir an ana hikayeyi unutabiliyorsunuz. Hem kolay hem de etkileyici, üstelik verilen ödüller de cabasi. Eger parçasi oldugunuz grup bulundugunuz bölgeyi kontrolü altina alirsa etrafta gezinmek çok daha güvenli hale geliyor. Devaminda daha fazla ikincil, yan göreve ulasiyorsunuz, silah ve cephane ödülleri ve alim satim yapabileceginiz NPC’ler ortaya çikiyor. Her grup karsilikli olarak birbiri ile mücadele etmedigi içinde ayni anda birden fazla grubun dostu olmak mümkün.
Eski oyuncularin sevemeyecekleri seyler demistim ya, bu grup savaslari kismi bazilarinin tepkisini çekebilir. Bana göre ise oyuna kesinlikle daha fazla derinlik ve heyecan katiyor, sizin etkilesiminiz olmadan devinim gösteren bir hayatin olmasi ve sizin de bunun bir parçasi olabilmeniz ve karsiligini birçok açidan almaniz oyuna olan ilgimi daha da arttirdi. Iki büyük grup arasindaki mücadeleye dahil olmak oyunda nereye nasil gidecegi önceden belirlenmis bir laboratuar faresi hissini kesinlikle ortadan kaldiriyor. Ne de olsa Zone yaban ve tehlikeli, acimasiz bir yer, dostluklari da oldukça ise yarayabiliyor. Oyundaki yapay zeka sizi ve hareketlerinizi takip edip ona göre tepki verebiliyor. Görev olarak düsmanin kontrolündeki bir yapiya saldiriya gidip ekibin büyük bir kismini kaybettikten sonra burayi alamayacaklarini anlayan grup görevi terk edip geri dönüyor. Ola ki siz ileriki bir safhada daha güçlü, daha iyi silah ve zirhlanmis olarak gidip tek basiniza hepsini temizlerseniz grubunuz bunu görüp size tesekkür edip ödüllendiriyor. Böylesi bir özgürlük ve açik uçlu oynanis tarzi çok sik rastlanan bir sey degil, kiymetini bilmek lazim.
Grup görevleri, oyunun en çok bug içeren kisimlarindan birisi ne yazik ki. Birçok tutarsizlik ve temassizlik karsiniza çikacak o yüzden hazirlikli olun. Sizin grubunuzda olmamasi gereken görevler listenize gelebiliyor, ya da görevi baslatip bitirecek tetikleyici eylemlerin ne oldukla bazen belli olmuyor, karsi koymaniz gereken saldiri asla gelmiyor. Görevler ise bazen sizin yanitlama firsatiniz olmadan geliyor ve iptal olarak gidiyor. Bunlari göz ardi edecek olursak grup savaslari dahilindeki görevlerin basitligi çikiyor karsimiza, görevler fiziki veya mental açidan neredeyse sifir zorluga sahip, sadece vakit harcamak ve takip etmek yeterli. Yeteri sabir ve zamani adayan her oyuncu bir bölgenin kontrolünü ele geçirmede zorlanmayacaktir.
Yani zor olmamasi gerekiyor, ki degil de, sadece savasma kismi istisna olacak sekilde zorlayici, hem düsmanlarinizin yetenekleri hem de düsman üslerinin tasarimlari açisindan. Müjdemi isterim, düsmanlarimizin nur topu gibi el bombalari olmus, itina ile size atip duruyorlar. Eglenceli ve gerçekçi olsa gerek degil mi? Pek degil. Inanilmaz, hatta neredeyse insanüstü isabet ve firlatma yetenekleri var, bombayi kelimenin tam anlamiyla ayaklarinizin dibine firlatabiliyorlar, onlardan otuz metre uzakta olsaniz bile, çalilarin içinde saklansaniz ve üstüne gece bile olsa hatta bir kayanin arkasindayken dahi bunu yapabiliyorlar. El bombalari disinda yapay zekanin kabiliyetleri de dudak uçuklatici. Hep aptalligindan sikayet ederdik bunlar da fazla akilli çikti, kendilerini açikta birakmadan, hedef olmadan saklanma taktiklerini basari ile uygulayarak saldiriyorlar, asla size dogrudan saldirmiyorlar.
Bu zorluga karsin oyun baska bir alanda dengeliyor ve yardimci oluyor size. Oyunda kullandiginiz silahlari modifiye edip özellestirebiliyorsunuz. Paranizi sarjör kapasitesini arttirma, geri tepmeyi azaltma veya namlu mesafesi ile isabetini arttirma islerinde kullanabilirsiniz. Modifiye için çok fazla seçenek var öyle ki oturup kendi silahinizi yapiyorsunuz neredeyse, isin sonunda öyle geliskin bir sey oluyor ki oyundaki diger hiçbir silah kuvvet yönünden esit olamiyor, silahi istediginiz yönünden gelistirebildiginiz için kendi oyun tarziniz nasilsa ona göre sekillendirebiliyorsunuz. Buradaki tek sorun, oyunda para sikintisi yasamaniz olasi, kullandiginiz esyalarin zamanla eskiyip hasar görmesi de etkileyici bir etken.
Oyunda ileri safhalarda para sikintisinin yasanmasinin sebebi Clear Sky’da Shadows of Chernobyl’e göre çok daha az sayida “artifact” bulunmasi, etrafta gezerken zar zor da olsa buldunuz diyelim, ele geçirmesi hiç kolay olmuyor. Ilk oyun artifact ile dolup tasiyordu bu sefer bulunca sevinçten aglayasi geliyor insanin, sunun bir ortasi yok muydu yahu? Karsiniza çikanlar ise saçma derecede ölümcül zorluklar içeriyor ele geçirmek için. Yerlerini tespit etmek için tarayici cihazi kullanmaniz gerekiyor ve bu esnada tarayiciyi elinizde tutuyorsunuz, bir mutant köpek veya düsman geldiginde zor durumda birakiyor bu sizi. Zaten kendi baslarina yeteri kadar kuvvetliler ve uyarmadan, fark ettirmeden size zarar vermeyi basarabiliyorlar. Uzaktan fark edebiliyorsunuz o buharimsi ve elektrikli efektlerinden dolayi ama bazen uzakta ve güvende oldugunuzu sandiginiz anda üstünüze çökebiliyor.
Clear Sky, selefi Shadows of Chernobyl gibi en çok da bug ve hatalari ile anilacak bir oyun olmus her seyden çok. Bazisi sadece rahatsiz ediyor, bazisi rastgele çikiyor ama kimileri var ki oyununuzu berbat edip tekrar baslatmaniza sebep oluyor. Yapilacak pek bir sey yok bu noktada, GSC Game World’ün yamalar ile halletmesini umuyoruz bunlari.
Performans olarak oynanisi etkileyecek herhangi bir sorun ile karsilasmadim, bazilari karsilasmis, sisteme göre degisen sorunlar olabilir, ama performans olarak kalitesi ve stabilitesinden hiç sikayetim yok. Oyun teknik olarak ilkine göre devrimsel gelismeler ve yenilikler yasamamis haliyle sistem gereksinimleri hemen hemen ayni. GSC oyunun motoru olan X-Ray gelistirilerek 1.5 sürümüne getirilmis ve DirectX 10 destegi var. Grafik motoruna yapilan gelistirmeler arasinda hacimsel isik, duman, ates, yumusak su dokulari, dinamik islak yüzeyler, alan derinligi lekesi gibi örnekler mevcut. Belki planlandigi gibi islemiyor ama çogunlukla basarili. Bazen agaçlarin arkasindan ates edebilen düsmanlarimiz oluyor ama ne yapalim. Oyun dünyasinin tamamen detayli kaplamalari göz alici. Tepelerdeki çiçekler, demir yüzeylerin üstündeki paslar yol kenarina terk edilmis araçlarin çatlak yan aynasi vs her sey ince düsünülmüs. Üzerinde durdugunuz yapay bir yer gibi hissettirmiyor, önceden orada süren bir hayat oldugunu, insanlarin yasadigini ve kendi basina duran o binalarin ve evlerin birer amaci oldugunu gösteren ipuçlari var.
Karakter modellemeleri de çok güzel detaylandirilmis, Stalker üniformasi hafif bir pesmerge modasi izleri tasidigindan bol cepli ve kemerli askeri kiyafetler var. Suratinda maske tasimayan bir iki karakterden görüldügü kadari ile de yüz animasyonlari kisilik ve canlilik tasiyor. Mutantlarin ve köpeklerin bile animasyon ve modelleme detaylari üzerinde ince düsünülmüs, her ne kadar ölümüne pençe ve isirik darbeleri alirken bunlari takdir etmek zor olsa bile. Karakter seslendirmeleri Ingilizce olarak pek iç açici degil ama geri kalan sesler gayet basarili, gerek silah sesleri gerek arkaplan müzikleri hatta köpeklerin hirlamalari hiç siritmadan durmakta. Tek sinir bozan saldiri durumunda çalmaya baslayan o müzik, insanin dikkatini allak bullak ediyor, neyse ki seçeneklerden kapatabiliyoruz onu da.
Son olarak söylemek gerekirse, her oyunun kendine ait bir fan kitlesi vardir, ancak S.T.A.L.K.E.R. gibi essiz oyunlar, hakli olarak, çok daha özel bir fan kitlesi yaratir kendine. Ilk oyun oldukça orijinal bir deneyimdi ve Clear Sky da asagi yukari bu modeli takip ediyor. Yani, eger ilk oyunu büyük, genis, zengin, kalabalik ve gerici oldugu için sevdiyseniz ayni sebeplerden dolayi Clear Sky’i da seveceksiniz. Eger ilk oyunu sevip de daha fazla Ghost Recon tarzi grup ve taktik özelliklerinin olmasini dilediyseniz Clear Sky bu noktada da tam size göre.
Mükemmel islemiyor her sey. Grup savaslari kolay bir yerde ama bir noktada saçma el bombasi isabet oranlari sayesinde dengelenmis görünüyor. Hikaye aksiyon olarak fazla kuvvetli degil, ancak ilk oyunun öncesinde olup bitenler açisindan doyurucu. Bunlarin hepsi göz ardi edilebilir seyler ama keske oyun bu kadar hatasi varken piyasaya sürülmeseydi. Ileride çikacak yamalari dört gözle bekleyerek GSC Games’i böyle güzel bir oyun daha yaptiklari için tebrik ediyorum.